Öne çıkanlar
Erhan Yurdayüksel: Gönülden Gelen Güç

Erhan Yurdayüksel: Gönülden Gelen Güç

Geçenlerde ilginç bir görüşmeye şahit oldum. Bir sivil toplum örgütünü, “yeterince çalışanı yok” diye sorgulayanlar, onun etkisini sadece ofislerdeki koltuk sayılarıyla ölçmeye çalışanlar vardı.

Oysa karşımızda, özel hizmet şirketlerine işlerini yaptıran ama aslında dünyanın dört bir yanındaki binlerce gönüllüden, bilim insanından ve vizyoner liderden beslenen devasa bir STK (Sivil Toplum Örgütü) yapısı duruyordu.

Yaptıkları inanılmaz hizmetlere, değiştirdikleri dünya dengelerine bakınca kendi kendime dedim ki:

“Bir iş yapılacaksa, ancak böyle gönülden yapılmalı.”

Bugün sizlere, uzun yıllardır çalışmalarını yakından takip edip desteklediğim, şeffaflığı bir zorunluluktan çıkarıp bir onur vesilesine dönüştüren, verdikleri hizmetlerden dolayı her zaman taktir ettiğim bir başka güçlü yapıdan; CDP’den (Carbon Disclosure Project) bahsetmek istiyorum.

Paris’te Bir Yıldönümü, Dünyada Bir Dönüm Noktası

Geçtiğimiz günlerde Paris, sadece modanın veya sanatın değil, gezegenimizin geleceğinin kalbi olarak attı.

CDP, 25. yılını kutlarken Avrupa’nın dev şirketleri ile bu özel davette bir araya gelme fırsatını bulduk.

Şimdilerde jeopolitik fırtınaların ve ekonomik belirsizliklerin ortasında savrulurken, iklim krizi konusunda karamsarlığa kapılmak çok kolay.

Ancak Paris’teki o atmosfer, bize bambaşka bir şey söyledi:

Şeffaflık, sadece doğa için bir iyilik değil, aynı zamanda kârlılığın ve ayakta kalmanın anahtarıdır.

Bir STK’dan Fazlası: Küresel Bir “Sağlık Kontrolü”

İklim ve doğa verilerindeki o uçsuz bucaksız boşluğu doldurmak için yola çıkan bir sivil toplum kuruluşu düşünün…

Bugün geldiğimiz noktada 22.000’den fazla şirket ve 1.000’den fazla şehir, çevresel etkilerini CDP aracılığıyla tüm dünyayla paylaşıyor.

Son yayınlanan Corporate Health Check raporu, bu “gönüllü” şeffaflığın sonuçlarını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor:

Hız: CDP’den en yüksek puanı alan “Lider” şirketler, emisyonlarını rakiplerinden %60 daha hızlı azaltıyor.

Fırsat: Bu dönüşüm, sadece son bir yılda 67 milyar avroluk yeni finansal fırsatın kapısını araladı.

Schneider Electric’ten Lenzing Group’a kadar dünya devlerinin yöneticileri aynı noktada buluşuyor:

CDP’ye raporlama yapmak bir külfet değil, bir şirketin kendi aynasına bakması, kendini zorlaması ve yatırımcıya “ben buradayım” demesinin en güvenilir yolu.

Avrupa’nın Liderliği ve Bizim Sorumluluğumuz

Gururla belirtmeliyim ki; CDP verilerine göre Avrupa, dünya genelinde iklim liderliğinde birinci sırada.

Şirketlerin %16’sı o zorlu “Liderlik” seviyesine ulaşmış durumda.

İspanya ve Fransa bu yarışta başı çekiyor. Peki, bu neden önemli?

Çünkü artık mesele sadece “çevreci görünmek” değil.

110 trilyon dolardan fazla varlığı yöneten 540’tan fazla dev finans kuruluşu, yatırım kararlarını verirken CDP verilerine bakıyor.

Yani bu kurumun sunduğu veriler, bir nevi “yeşil pasaport” niteliği taşıyor.

25 Yılın Özeti: Görünmeyeni Görünür Kılmak

CDP CEO’su Sherry Madera’nın dediği gibi; 25 yıl önce “iklim verilerinin açıklanması” diye bir kavram literatürde yoktu.

Bugün ise KOBİ’lerden dev holdinglere, plastik kirliliğinden biyoçeşitlilik kaybına kadar her şey ölçülüyor, tartılıyor ve iyileştiriliyor.

Bir kurumu eleştirenler, onun 25 yılda kurduğu bu devasa ekosistemi, bilimsel temelli hedefleri (SBTi) ve 23.000 şirketi hizalayan o sessiz ama derinden gelen gücü göremeyenlerdir.

Gelecek; suya, temiz havaya ve sağlıklı toprağa bağımlı olduğumuzu kabul edenlerin olacak.

Ve biz, bu yolda bize rehberlik eden, veriyi vicdanla birleştiren ; CDP gibi kurumların varlığıyla yarınlara daha umutla bakacağız.

Söz Sizde…

Bu devasa dönüşümü ve gönülden gelen bu başarı hikâyesini paylaşırken, aslında hepimizin durup düşünmesi gereken bir nokta var.

Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma çabasında, sizce “şeffaflık” bir mecburiyet mi yoksa kurumlar için en büyük rekabet avantajı mı?

“Bugün dev şirketleri şeffaf olmaya zorlayan bu sistemde, biz bireyler olarak kendi tüketim alışkanlıklarımızda ne kadar şeffaf ve dürüstüz?”

Erhan Yurdayüksel

15 Mayıs 2026

Benzer yazılar