Yaz Usta…

Yaz Usta…

2012’ye sayılı günler kala,
eline market torbasını alır,
tam kapının kolunu çevirecektir ki,
duyduğu sesle irkilir.
-Nereye?…
O da bilmiyordur tam olarak nereye gideceğini.
Elindeki listeye bakarken kendi kendine mırıldanır…
-Alışverişe…
Listesinde gördüklerini alabilmesi için dört ayrı markete uğraması gerektiğini düşünmektedir.
Sebzeleri ve peynirleri önce bir yerden alıp, sonra diğer ihtiyaçları sırasıyla başka yerlerden almanın hesaplarını yaparken,
hangi ürün nerede daha ucuza satılıyor hepsini önceden tespit etmiştir aslında.

Elinde market sepetiyle dolanmaya başlar.
« Bir zamanlar her birini kolilerle alırdım » diye geçirir aklından.
En son şu reyona ne zaman girmiştim diye bakınırken,
acıyla güler kendi kendine…

Krizle birlikte neler değişmedi ki?

Etiketler değişti…
Beklentiler değişti…
Çalışanların çoğu ya işten atıldı,
ya da yerleri değişti…
Umutlar değişti…
Gelenekler değişti…
En çok da yoksunluğun anlamı değişti.

9 Aralık Avrupa zirvesinden bahsederken,
Altın 2000 doları zorladı derken,
Çin ile Avrupa’nın frenlerini bıraktığından bahsederken,
« 2012’de Euro Bölgesi güçsüz büyümeye gebeymiş,
2012 bitmeden bölge toparlanabilirmiş
ABD seçim ortamına girince Altın 2300 dolara çıkarmış » derken,
-Kime söylüyorsun be usta ?

Parmağında alyansından başka altın bilmeyen için,
kıyıda köşede olanı da krizde yiyip bitirene
söylenecek sözler midir bunlar ?
Marketin kasasından geçerken çekilen sıkıntı, dökülen terlere inat …!
-Bu kriz,
-Bu dert,
-Bu çile,
ne zaman bitecek ?!

Sen onları yaz usta …

Benzer yazılar